TURİST REHBERLERİNE, SEYAHAT ACENTALARINA VE TURİST REHBERLİĞİ HİZMETİ SATIN ALAN ŞİRKETLERE DUYURU

TURİST REHBERLERİNE, SEYAHAT ACENTALARINA VE TURİST REHBERLİĞİ HİZMETİ SATIN ALAN ŞİRKETLERE DUYURU

TURİST REHBERLERİNE, SEYAHAT ACENTALARINA VE TURİST REHBERLİĞİ HİZMETİ SATIN ALAN ŞİRKETLERE DUYURU



 

TURİST REHBERLERİNE, SEYAHAT ACENTALARINA VE TURİST REHBERLİĞİ HİZMETİ SATIN ALAN ŞİRKETLERE DUYURU

Rehberlik hizmetini, sadece Turist Rehberleri icra edebilir.  Seyahat acentaları rehberlik hizmetini sadece ve sadece turist rehberlerinden satın alabilirler.  Turist Rehberi ise 6326 Sayılı Kanun?un 2 / 1 / h maddesinde; ?Bu kanun hükümleri uyarınca mesleğe kabul edilerek turist rehberliği hizmetini sunma hak ve yetkisine sahip olan Gerçek Kişi? olarak tanımlanmaktadır. 

Yine 6326 Sayılı Kanun?un 7. Maddesinde de; ?Turist rehberliği hizmetlerinin sadece turist rehberleri tarafından sunulur.? denmekle, bu hizmetin ticari bir mal gibi, bir şirket tarafından satın alınıp başka bir şirketin faydalanmasına sunulmasının yolu kapanmıştır.

Kanunun bu amir hükmü uyarınca Rehberlik Hizmeti ancak ve ancak mesleğe kabul edilmiş, Turist Rehberi Ruhsatnamesi ve Çalışma Kartına sahip gerçek kişiler tarafından sunulabilir.

Bir şirket, bir seyahat acentasına rehberlik hizmeti satamaz.  Çünkü, şirket gerçek kişi olmadığı için rehberlik mesleğine kabul edilemez. Rehberlik ruhsatnamesi de yoktur. 

Tura çıkan rehberin, fiilen turunu icra ettiği acentanın ya bordrolu rehberi olması ya da fiilen turunu icra ettiği acenta ile imza etmiş olduğu rehberlik sözleşmesi ile serbest meslek statüsünde bu acentaya hizmetini satıyor olması şarttır.   

Turdaki rehberin, turu düzenleyen, tura dair hukuki ve ticari sorumluluğu üstlenmiş olan seyahat acentasıyla doğrudan hukuki ilişki içinde olması gerekir. rehberlik hizmetinin, taşeron sözleşmesiyle, hizmet temini, işgücü temini yoluyla edinilmesi mümkün değildir.   

 

Zira; 6326 Sayılı Kanun?un 6/3 maddesinde ?Turist rehberlerinin tur için belirlenen ücreti de ihtiva eden yazılı turist rehberliği sözleşmesi yapmaları zorunludur.? denmektedir. 

Yazılı sözleşmenin hangi unsurları içermesi gerektiğini düzenleyen Turist Rehberliği Meslek Yönetmeliği?nin 38/2. Maddesinde de, sözleşmede rehberin ruhsatname ve oda sicil numarasının, acenta ismininin, acenta belge ve vergi numarasinin, sözleşme konusu turun çalişma dilinin, tur güzergahinin, grup milliyeti ile gruptaki turist sayisinin, tur programi ile tarifeye uygun olarak hesap edilen toplam ücretin yazılı ve belirli olması şart koşulmuştur.   

Oysa denetimler esnasında tespit edilen bazı durumlarda, rehberlerin fiilen icra ettikleri tur konusunda, turu düzenleyen acenta ismininin, acenta belge ve vergi numarasinin, sözleşme konusu turun çalişma dilinin, tur güzergahinin, grup milliyeti ile gruptaki turist sayisinin, tur programi ile tarifeye uygun olarak hesap edilen toplam ücreti ihtiva eden sözleşme imza etmeleri söz konusu değildir.  Çünkü, turun güzergahını, grup sayısını ve milliyetini, tur için belirlenen ücreti ihtiva eden sözleşme, rehber ile acenta arasında değil, acenta ile taşeronluk yapan sermaye şirketi/acenta arasında imzalanmış olduğu tespit edilmiştir.                                   

Kanunun 4. Maddesinde, turist rehberliği mesleğinin İş Kanunu?na tabii olarak da icra edilebileceği düzenlenmiş ise de, hizmeti sunan rehberin, turu düzenleyen acentanın sigortalı ve bordrolu rehberi olması, bu rehberin de tur ücreti kısmında aylık ücretinin belirtilmesi suretiyle, yine doğrudan doğruya turu düzenleyen acenta ile imza etmiş olduğu, tur güzergahı, gruptaki turist sayısı, turun çalışma dilini ihtiva eden bir sözleşme imza etmiş olması yine şarttır.   

Yukarıda izah edilen tüm yasa ve yönetmelik maddeleri, yasada amir olan TABAN ÜCRETE uyulmasını garanti altında almak için kabul edilmiştir. Nitekim yasanın 5/1?b-4 alt bendinde, ?Turist Rehberliği Meslek Kanunu uyarınca ilan edilen taban ücretin altında çalışmak? KINAMA cezası ile cezalandırılması gereken bir fiil olarak ilan edilmiştir.  Ayrıca, meslek kanunu Turist Rehberi Ücretleri başlıklı 6. maddesi 4. Fıkrasında da ?Tur için yazılı sözleşme yapmayan veya taban ücretin altında ücret ile çalışan turist rehberi, ilgili birlik tarafından her bir fiil için ayrı ayrı olmak, birlik bütçesine gelir kaydedilmek ve üç günlük taban ücretinden az olmamak üzere turun toplam süresine karşılık gelen taban ücret kadar idari para cezasıyla cezalandırılır.? denilmektedir.

Yasal mevzuatı delerek, uyulması zorunlu taban ücretin altında hizmet almanın arayışı içinde olan kişi(ler)/kuruluş(lar), ?Rehber/Rehberlik Hizmeti Kiralama Sözleşmesi? isminde, açıkça kanuna aykırı bir yöntem uygulamaktadırlar.   

Anılan sistemin tüm yıl boyunca, birden çok acenta tarafından uygulandığı düşünüldüğünde, gerek rehberlerin kazançlarının, gerekse hazinenin vergi gelirlerindeki kaybın yüzbinlerce lirayı aştığı kolayca anlaşılabilir.

İş Kanunu?nun 7. maddesi, işverene bağlı olarak çalışan işçilerin geçici iş ilişkisiyle başka bir işveren yanında çalıştırılabileceğini öngörmekte ise de, bu imkan İSTİSNAİ ve şarta bağlıdır.  Geçici iş ilişkisinin kurulması için, işçinin yazılı rızasının yanında, geçici görevlendirilen işin de, aynı holding veya şirketler grubuna bağlı diğer bir işverenin bünyesinde yapılması şarttır.  Tespit ettiğimiz şirketler, ayni gruba veya holdinge ait şirketler değillerdir. 

Daha açık bir ifadeyle, tespit olunan şirketlerin uygulamaya çalıştıkları model, Turist Rehberliği Meslek Kanunu?na ve Vergi Usul Kanunu?na aykırı olduğu gibi, İş Kanunu?nun 7. Maddesine ve dolayısıyla İş Kanunu?nun bütününe ve ruhuna da aykırıdır.  

Rehberlerimizi, herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmamaları için bu tür çalışma içinde yer almamaları konusunda dikkatli davranmaya davet ediyoruz.